29 Ocak 2010 Cuma

Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz:

Hz. Âişe radıyallâhü anhâ vâlidemiz anlatıyor:
(Bir gün) cehennemi hatırlayıp ağladım. Resûlüllah (s.a.v.):
*** Niye ağlıyorsun? diye sordu.
*** Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz kıyâmet günü âilenizi hatırlayacak mısınız? dedim. Buyurdu ki:

*** Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz:

1) Mîzan yanında; tartısı ağır mı geldi hafif mi öğreninceye kadar.


2) Sahifelerin uçuştuğu zaman; kendi defteri nereye düşecek öğreninceye kadar… Sağına mı soluna mı; yoksa arkasına mı?

3) Sıratın yanında; cehennemin iki yakası ortasına kurulunca bunu geçinceye kadar.
(Ebû Dâvud Kitâbüs-Sünne 4755)


Bilindiği gibi Mîzan âhirete îmânın bir cüzüdür.
Ehl-i Sünnet vel-Cemat âlimleri icmâ ile Mîzan haktır demişlerdir.
Hadis-i şeriflerle olduğu gibi Kurânla da sabittir.


Âyet-i kerimede Biz kıyâmet gününe mahsus adâlet terazileri koyacağız.
Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır.
(O şey) bir hardal tanesi kadar bile olsa onu getiririz (mizâna koyarız). Hesapçılar olarak da biz yeteriz. (S. Enbiyâ 47) buyuruluyor.


Mîzan kıyâmet günü kurulur. Kulların amellerinin yazılmış olduğu defterler Mîzanda tartılır.
Bu Mîzanın iki kefesi vardır; biri hasenâtın (iyiliklerin) tartılması için diğeri de seyyiâtın (kötülüklerin)…
Hasan-ı Basrî (k.s.) hazretlerinden gelen bir rivâyete göre Mîzanın bir de dili vardır.ALINTI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Alakalı yorumlar faydalıdır.

Öne Çıkan Yayın

Esmaul husnadan anladiklarimiz

Esmaul husnadan anladiklarimiz ne kadardır bi soralim kendimize oysa rabbimizi tanimanin o nun fiil ve uzerimizdeki tasarrufunu bilmenin...