Nasuh Tövbesi
Aradan zaman geçince
Nasuh bu işten pişman oldu, tövbe etti fakat tövbesini tutamadı. Bu
defalarca böyle oldu. Bir gün Nasuh bir Allah dostuna giderek:
– “Bana dua et.” diye ricada bulundu.
O Allah’ın (c.c.) veli kulu ona dua etti.
Nasuh bir gün yine
hamamda tası doldururken padişahın kızının küpesindeki incilerden biri
kayboldu. Bütün kadınlar onu aramaya koyuldular.
Herkesin eşyasını
aramak için önce hamamın kapısını kapadılar. Sonra başladılar aramaya.
Fakat inci bir türlü bulunamadı. Bunun üzerine herkesin ağzını ve her
yerini aramaya başladılar.
– “İhtiyar, genç, herkes anadan doğma soyunsun.” diye bağırdılar.
Nasuh korkusundan
bir kenara çekildi, yüzü korkudan sararmış dudakları titriyordu. Ölüm
korkusu her yanı sarmıştı. Kendi kendine:
– “Yarabbi, dedi.
Birçok defalar tövbe ettim fakat tövbemi bir türlü tutamadım. Eğer beni
bu beladan, rezil rüsva olmaktan kurtarırsan bütün yaptıklarımdan tövbe
ettim.” dedi.
Hamamdakiler herkesi aradıktan sonra:
– “Ey Nasuh herkesi
aradık, şimdi sıra sende gel seni de arayalım.” dediler. Nasuh için
kurtuluş yoktu tam onu arayacaklardı ki ansızın:
– “İnci bulundu.”
diye bir ses geldi. Nasuh’u aramaktan vazgeçtiler, böylece Nasuh rezil
olmaktan, ölümden kurtulmuştu. İnci bulunduğu için herkes bayram ediyor
seviniyordu. Bu sevinç dalgası geçtikten sonra Nasuh’u çağırdılar:
– “Ey güzel tellak gel, padişahın kızı seni çağırıyor gel onu kesele, yıka” dediler.
Nasuh bunu reddederek hamamdan çıkıp gitti. Bir daha da tövbesini bozmadı…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Alakalı yorumlar faydalıdır.