23 Aralık 2018 Pazar

Tesadufmu tevafukmu?

Öylesine kendi kendine ve olağan bir olgu sanki. Şans eseri bir karşılaşma veya sebepsiz yere olan bir benzerlikmiş gibi. Oysa  her şeyin bir sebebi ve her sebebin bir sahibi vardır unutma! Senin tesadüf dediğin şey  başlı başına planlanmış bir mucizedir. Ve senin mucize sandığın bir çok şey  Yüce Yaradanın muhteşem eseridir.
      Hiç dikkat ettin mi?
Bir kaza olur ve muhtemelen yakınlarda bir yerden bir doktor geçmektedir. Bir çocuk, dengesini kaybeder ve balkondan düşer aşağıda ise saman yüklü bir kamyon beklemektedir. Örnekleri çoğaltmak mümkün fakat asıl önemli olan  bilinenin aksine bunların birer tesadüf olmadığı. Farklı bir açıdan bakmak gerekirse  birbirine çok benzeyen iki kişinin karşılaşması  birbirinden hoşlanan iki çiftin  huy ve zevklerinin birebir aynı oluşu ve daha bir çok mucize sanılan olay veya mahaller aslında Allah’ın  irâdesi ve emriyle gerçekleşmektedir.
      Hiçbir şey Allah’ın bilgisi ve kudretinin dışında olmadığı gibi idaresi dışında da değildir. Her şeyde bir amaç ve bir irâdenin belirtisi vardır. Allah dilemedikçe hiçbir şey olmaz. Bütün bunlar gösterir ki: Kainatta Tesadüf diye bir şey yoktur. Her şeyin birbirine denk gelip bir nizâm ve uygunluk içinde oluşu tevafûk’a işâret eder. Buna göre tevafûk  akla  perde arkasında birinin olduğunu gösterir.
       Allaha Sultân-ı Kâinât’tır. Her şeyin anahtarı O’nun yanında  her şeyin dizgini O’nun elindedir. Her şey O’nun emriyle halledilir. Hiçbir şey başıboş olmayıp, onun iradesi dışında değildir. En küçük fertleriyle dahi  bir bütünlük ve birliği muhâfaza ederek uyum içinde olma durumu  yani tevâfukat  Kur’ân‘da dahi bulunmaktadır. Ve Kur an da tesadüfe asla yer yoktur. Emrolunan her şeyin belli bir sebebi  planlanmış bir hakikati bulunmaktadır.
      Düşünmeni isterim  doğadaki ağaçlar ve çiçekler  güneşin doğması ve batması ya da başka bir örnek vermek gerekirse, suların buharlaşması ve tekrar yağmura dönüşüp yağması birer tesadüf müdür sence? Bunu aklının bir köşesine yaz tesadüf diye bir şey yoktur. Olan biten her şeyin  var olan her nesnenin ve yaşanan bir çok benzer vak’anın sebebi tamamen tevafûk’tur, tesadüf değil. Senin dünyaya gelmen, yaşaman  evlenip bir iş sahibi olman vesaire… Her bir  evre  her bir aşama tamamen Allah’ın takdiri rahmeti ve  irâdesi sayesindedir.

  Daima anımsa  Allah’ın emri olmadan yaprak bile kıpırdamaz, O’nun hikmeti olmasa  sen nefes bile alamazsın. Rabb’in istemese gece ve gündüz oluşumu son bulur ve O  dur dese  dünya dönmeyi bırakır. Şimdi, sorarım sana, bunların hepsi birer tesadüf olabilir mi? Senin  eşinle veya kız arkadaşınla her hangi bir gün  her hangi bir yerde ve her hangi bir şekilde karşılaşmış ve tanışmış olmanız bir tesadüf mü? En sevdiğin arkadaşınla aynı yerde askerlik görevini yapmanız veya aynı okulda denk gelmeniz tesadüf mü sence? Ben hala sana niye bu soruları soruyorum ki? Sen zaten artık tesadüf diye bir şey olmadığını biliyorsun. Benim görevim sadece sana hatırlatmak  farkında olmanı sağlamak. Belki de bu güne dek hiç bunları düşünmedin bile ve hatta  her şeyin gerçekten tamamen birer tesadüf eseri olduğunu sanmaktaydın. Gördün mü bak, demek ki sana yönelttiğim sorular boşuna değildi asla.
      Senin şu an burada bu yazıyı okuyor olman bile  tevafûk’tur. Bir şekilde  seni bu yazıyı okumaya iten neden tesadüf değil  olamaz. O halde senin yapman gereken tek şey her şeyin sebebinin Allah olduğunu idrak etmektir. Hiçbir şey O nun bilgisi haricinde olmaz  hiçbir  sebep O’nun irâdesi dışında gerçekleşmez. Bunun içindir ki tesadüf kavramı tamamen bir yanılgı  hatalı bir programdır.
      Asla ama asla unutma. Sen  tamamen yüce bir planın eserisin. Senin var oluşundan önce bu plan vardı ve  var olma zamanını beklemekteydi. Ve yine bir tevafûk sebebiyle bu yaşama gönderildin. Şöyle bir düşünecek olursan  aslında yaşam denen kavram da asla Tesadüf Değil..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Alakalı yorumlar faydalıdır.

Öne Çıkan Yayın

Esmaul husnadan anladiklarimiz

Esmaul husnadan anladiklarimiz ne kadardır bi soralim kendimize oysa rabbimizi tanimanin o nun fiil ve uzerimizdeki tasarrufunu bilmenin...